Turkish Airlines Euroleague Final Four - Cumartesi ve Pazar
Cumayı cumartesiye bağlayan gece fazla uyuyamadım ama sabah dişimin şişliği yarıya inmişti ve toparlanıp çıktım evden.

Listede göründüğü üzere saat 10 gibi ordaydım ama 11 buçukta açılacakmış. Sinan Erdem gönüllü merkezine geçip orada biraz dinlendim.
Zaman gelince Ahmet Cömert’e geçtim. Kapı henüz açılmamıştı. Birazdan Dani geldi. Kapı açık mı diye sordu. Kapalı diyince anahtarı almaya gitti.
Birazdan ofis açıldı ve içeri girdik. Dişim konusunda konuştuk. “Eğer iyi değilsen gidebilirsin bugün fazla iş olmayacak.” dedi. Ben de iyi olduğumu söyledim.
Bugün birkaç kişi geldi. Fazla yoğun olmadı.
Kaan Kural geldi bugün. Akşam derbi olduğu için saat 5 gibi ayrıldım.
Metrobüs durağında fenerli ve galatasaraylı taraftarlar vardı. Birkaç grup. Biraz sonra fenerliler küfür etmeye başlayınca teyze döndü ve şöyle dedi ;
“Küfür etmeyin, asaletinizi koruyun.”
—-
Maç için webtvyi açtım. İsteyince ne güzel defans yaptığımızı izledim bütün maç boyunca. 0-0 bitti ve şampiyonluğu ikinci kez hissettik.
Gelelim pazar gününe.
Sabah kalktığımda çok şükür ki dişim tamamen inmişti ve bir ağrı sızı yoktu.
Seromonide görevli olduğum için 8’de çağrılmıştım. Hemen toparlanıp yola koyuldum.


Biraz bekledikten sonra Ahmet Abi geldi. Bir gönüllü daha var, birlikte salona geçtik.

Burada biraz bekledik. Sayımız 12lere ulaşınca yine İspanyol olduğunu düşündüğüm biri geldi ve bizle konuşmaya başladı. Ne yapacağımızı anlattı. Grubun yarısıyla bu provayı daha önce yapmışlar. Gerçi az çok tahmin ediyordum ne yapacağımızı. Podyumun sahaya taşınması ve basın için bir halat germe. Bizden istenen buydu.
Hemen provaya geçtik.

Biz böyle kalınca sözde basın arkamızda duracak ve burdan geçmeyecek. Vay canına :D O kaosta bunu başarmak ne kadar kolay olur di mi :))

Getirdiğimiz podyuma çıktık. Sağdan 3. sıradayım. Dev ekranı çekiyorum :)
Prova bitince akşam 8’de yeniden buluşmak üzere ayrıldık. Akreditasyon merkezine geçtik.
Caner Eler geldi bugün. Biraz sohbet ettik. Bisiklet turundan konuyu açtım. Gabrovski’yi sordum. İnşallah dopingli çıkmaz. Caner Abi’nin de dileği buydu.
Saat 1’de doğru gönüllü merkezine geçip yemek yedik. Sonra Nijt finalinin ikinci yarısını izledik.

Fenerbahçe ve Lietuvos Rytas oynuyorlardı ve Rytas 15+ sayı kadar öndeydi. Bu arada dünkü şampiyonluğumuzdan sonra bugün gs şalıyla geziyorum. Karşımızda Aydın Örs ve fenerli taraftarlar var ama bir tepki göstermeye hakları yok. Çıkartma gereği duymadım. Biraz sonra Ahmet Abi saha içinde gezerken çıkarmamı istedi, tamam dedim bende.
Rytas kazandı.

Şampiyonluğu yerlerde yatarak kutladılar :D
Neyse burdan üst kata çıktım. Polisler abdest alıyorlardı. Biraz tribünde oturdum, kalabalık azalsın diye.


Basın çok güzel görünüyor.
Namazdan sonra aşağıya indim.

Güvenlik toplantısı vardı.
Tekrar akreditasyon merkezine geçtim.
Fazla gelen olmuyordu, sakindi ofis.
Bu sakinlik bir otobüs dolusu Pao taraftarının sesleriyle bozuldu.
Camdan dışarı baktığımda Pao taraftarının otogara doğru bağırarak koştuklarını gördüm, daha doğrusu ofisteki herkes gördü. İspanyollar camlara koştu hemen. Otoparkın arkasını görmek mümkün değildi bizim pencerelerden. Gergin bir şekilde beklemeye başladık. Bazıları merak edip dışarı çıktı ama ben o riske girmek istemedim.
Neyse bir süre sonra içeri uzun boylu, kanlar içinde bir Oly taraftarı girdi. Bağırarak konuşuyordu ve çok fena darp edilmişti. Sonradan öğrendiğime göre Oly taraftarının otobüsüne saldırmışlar. Camları indirmişler.
Doktor istedi. Oly’den birini istediğini söyledi ve bir de polis çağırın dedi. Bizim gönüllü başı Dani hemen ilgilendi. Gerekli herşeyi yapacağını söyledi.
Ofiste gerilimli dakikalar…
Biraz sonra içeriye herkes ama herkes geldi. Tüm yetkililer, doktor, polis, kimi ararsanız. Tam bir curcuna. Bu arada odaya ilk giren bana bakıyor. Bir süre sonra boynumdaki gs şalını takmaya devam etmenin pek de uygun olmayacağını düşündüm. Adam can derdinde ben şampiyonluk kutluyor gibi görünmesem iyi olacaktı. Hemen çıkarıp cebime koydum.
İlk giren abinin arkadaşları da geldi. Üst baş felaket. Yüzler şişmiş. Buz getirdiler. Yaralı taraftar su istedi hemen götürdüm.
Şunlar söylüyordu : “Maç izlemeye gelen taraftarı korumak zorundasınız! Acilen Olympiacos’tan birini istiyorum.”
Bu şekilde söyleniyordu. Acaba Pao taraftarı bizim bu ofisi de basar mı diye düşünmedim değil. Girişe bakınca yoğun bir güvenlik vardı.
Tam bu gerilimli anda Fiba tv sorumlusu geldi iyi mi :S Olabildiğince sakin davranarak akreditasyonunu hazırladık.
Bir an önce burdan ayrılmak istiyordum. Saat 5 olmuştu. Bertan’a 3.lük maçını izleyemeye gittiğimi söyledim.
Nihayet odadan çıkabildim ve Sinan Erdem’e giriş yaptım.

119’da balkonun önüne oturdum. Önlere gitmiyorum, şimdi oturduğum yerin sahibi gelir sürekli otur-kalk olmasın dedim.

Öndeki Yunan taraftarın elinde bir bilet gördüm. İzin isteyip fotoğrafını çektim. Ne kadar pahalı yavs !

Pao taraftarı iyi tezahürat yapıyor.
Oly taraftarı benim oturduğum kısımda, Pao taraftarı karşı tarafta.
Let’s begin!!!
Barcelona - Panathinaikos

Geçen maçta hakemlerin yaptıklarından sonra bu maç Pao oyuncularında müthiş bir isteksizlik gördüm. Haklılar bence. Hakemler iyi bir maç çıkarmadılar.
Barcelona’da Navarro hiç oynamadı, Pao’da Diamantidis 20 dakika oynamış.
Ya çok söylenecek bir şey yok. Barca 74-69 kazandı ve 3. oldu.

Recep Ankaralı görev yaptı bu maç.
Maç sonrası seromoni ekibiyle toplandık.
Finalin başlamasına az bir süre kala çıkışta bekliyoruz.

Ve tarihe geçecek maç başladı.

Heyecanla izliyoruz. Maç stresli başladı. İki takımın da eli ayağına dolanıyor. Başarısız hücumlar izliyoruz. İlk çeyrek sonunda 10-7 Cska önde.

2. çeyrek Cska arayı açarken Teodosic inanılmaz bir şekilde 67 saniyede 3 üçlük soktu ve rakibe bir sinir harbi yaşattı.
34-20 devreye 14 sayı önde girdi Cska.

Cska taraftarı. Hop oturup hop kalkıyorlar.


Oly taraftarı hemen arkamızda.

Biraz geri çıkıp biz turuncu gönüllüleri çektim. Yerdeki beyaz şeyler podyum. Buraya kadar getirdik.
Bu sırada maç oynanıyor. Üçüncü çeyreği tam izleyemedik. Az içeriye çağrıldık ve birkaç bilgi verdi İspanyol.
Neyse tekrar içeri girdik.
53-40 son çeyreğe girildi.
Ya nasıl oldu bilmiyorum ama Cska teklemeye başladı. Oly sayı bularak farkı kapatıyordu. Bir yandan seviniyoruz felan. Karşı tarafta Cska her basket attığında sevinen Pao taraftarı sessizliğe bürünmüştü.
Fark giderek kapanıyordu ama bir yandan da son dakikalar oynanıyordu.
Son dakikaya girerken Printezis’in turnikesi skoru 60-58’e getirdi. Sonra Teodosic üçlük kaçırdı. Top yine Printezis’e geldi. Bu kez Vorontsevitsch müthiş bir blokla onu durdurdu.
Çok heyecanlı geçiyordu son anlar…
Artık 19.6 saniye kalmıştı sadece. Teodosic 2 serbest atış kullanacaktı. Birini kaçırdı!
61-58
Sonra 10.1 sn kala Cska Papanikolaou’ya faul yaptı. 2/2 attı. 61-60
Şimdi top Cska’da. Heyecanla izliyoruz. Hemen faul yapıldı.
Siskauskas, yılların tecrübesi 2 serbest atışı da kaçırdı !
Olympiacos topu oyuna soktu. Spanoulis topu son 2 saniye kala Printezis’e verdi. O da tek elle potaya gönderdi ve girdi! İnanılmaz bir şekilde Oly öne geçmiş oldu.
62-61 !
Sonrası salonda müthiş bir sevinç yaşandı. Bizler de sevindik. Oly taraftarı sahaya indi. Biz podyumu yerine götürürken yol bulamadık bir süre. Millet sevinirken sağlam bir dirsek yedim. Dudağım patladı. :D Bir taraftan gülüyorum bir taraftan acaba çok kanar mı diye düşünüyorum. Neyse çok kanamadı. Karambolde Sloukas’ı tebrik ettim, elini sıktım.
ve şampiyon !


P
:D
- Posted 2 weeks ago
- 0 notes
- Permalink
- Turkish Airlines Euroleague
- Final Four
- Cska
- Panathinaikos
- Olympiacos
- FC Barcelona Regal
- The Final
Turkish Airlines Euroleague Final Four - Hazırlıklar ve 1. Gün
Selamunaleykum,
İstanbul bir başka önemli basketbol organizasyonuna daha ev sahipliği yapıyor ve bu maçları mutlaka izlemek istiyorum, mümkünse yerinde. Yüzlerce Lira verip bilet almak akıllıca bir hareket değil. Sanki bu durum bizi gönüllü olmaya itiyormuş gibi.
Düşünüyorum da dünya basketbol şampiyonasında 35 maç izledim ve hepsini biletle izlemiş olsam 1000+ Lira ödemem gerekirdi sanırım. Şampiyonada yer göstericiydim, bu yüzden bu kadar çok maçı izleyebildim.
Çoğu zaman, mesela bir tribün yer göstericisi değilseniz maçı izleyebilmeniz kesin değildir. Final Four’da tribün yer gösterme bölümüne gönüllü alınmıyor mesela. Maç izlerim diye gönüllü olupta ters köşe olmayın sonra ;)
Birkaç ay önce gönüllü olarak organizasyona başvurmuştum. Toplanma zamanımız salı günüydü.
Saat 3’te Sinan Erdem’de toplandık. Toplantı odasında beklerken Ahmet Abi (gönüllü koordinatörü) geldi ve birkaç isim okudu. Ben de vardım listede. Bizi çağırdı.
Onu takip etmeye başladık. Dünya basketbol şampiyonasından Özgür ve Bertan da var, tanıdık isimler. Birlikte Ahmet Cömert’e geçtik.
Üst katta salon gibi bir odayı akreditasyon merkezi yapmışlar. Ordan içeri girdik. Ahmet Abi bizi İspanyol Dani ile tanıştırdı.

Daha önce dünya güreş şampiyonası ve Adidas Cup’ta akreditasyonda çalışmıştım.
Burda Euroleague’in elevator adında bir yazılımı var. Onu biraz kurcaladık. Kamerayı ayarladık. Arkamızda yazıcılar var. Bu arada Euroleague’in ana ofisi İspanya’da. Çalışanlar hep İspanyol. Soldaki masada İspanyollar oturuyor. Onlar akredite için onay veriyorlar, biz çıktı alıp hazırlıyoruz. Verilen numaraları veya giriş izinlerini değiştirme şansımız yok. “Bende niye 5 yok!!!” sorularının muhatabı değiliz. :) Rahatız yani .
Yavaş yavaş sistemi çalıştırmaya başladık. Önce birbirimizin fotoğraflarını çektik ve akreditasyonunu hazırladık. Sonra Olympiacos takımıyla başladım. Akşama kadar çalıştık ve ayrıldık.
Ertesi gün tez çalışmam olduğu için öğleden sonra geldim.
Perşembe günü tüm gün çalıştık. Bugün Abdi İpekçi’de NIKE International Junior Tournament ilk günü aynı zamanda. Lietuvos Rytas Vilnius, Crvena Zvezda Belgrade, FC Barcelona Regal, Anadolu Efes Istanbul, Fenerbahce Ulker Istanbul, Zalgiris Kaunas, Team China, KK Zagreb Croatia Osiguranje. Katılan takımlar bu şekilde. Pazar günü Sinan Erdem’de ise Nijt finali olacak.
Bu arada dişimle ilgili bir tedavi sürecindeyim. Her gün antibiyotik alıyorum ama perşembe günü almayı unuttum. Gece dişimin etrafı şişti, davul gibi oldu :S

Gece boyunca uyuyamadım ve sabah çok kötüydüm. Düşündüm ki fotoğrafımı çekip gönderirsem geçerli bir mazeretten dolayı gelmediğimi bilirler ve içim rahat olur. Bertan’a mail attım. Dani’ye ve diğer arkadaşlar göstermesini rica ettim. Bir süre sonra herkesin geçmiş olsun dileklerini iletti. Dani get well soon demiş, sağolsun.
Cuma günü yani Final Four elemelerin olduğu gün maalesef Ahmet Cömert’e gidemedim. Bütün gün evdeydim. Zar zor cumaya gidebildim. Cumadan sonra ananemi ziyaret ederim genelde. Bu kez gidemedim.
Açıkçası zaman geçmek bilmedi. İlk maç saat 6’daydı ve ağrı kesicilerle idare ediyordum. Euroleague’den 10$’a final four paketini satın aldım ve bir değişiklik yaparak Ntv spor değilde Euroleague’in yayınını izlemek istedim.
Maç saati geldi ve izleyemeye koyuldum. Pao ilk çeyrek müthiş bir oyun oynadı ve Cska’ya fark attı! 15-29
2. çeyrek Cska adeta kendini silkeledi ve Pao’ya 5 sayı izni verdi. 32-34 hala Pao öndeydi ama fark inanılmaz bir şekilde kapanmıştı. Halbuki Pao ne de güzel başlamıştı maça.
Diamantidis’ten bir patlama bekledim ama gelmedi. Maç boyunca 1/9 üçlük attı. 10 sayı 6 asisti var.
3. çeyrek başa baş geçti. Aklımda kalan Saras’ın müthiş oynaması ve Kirilenko’nun performansı.
Son çeyrek skor birbirine yakın bir şekilde geçti. 66-64 Cska kazandı.
Cska finalde…
Hakemlerin hatalarını içeren bir video hazırlamışlar onu paylaşıyorum ve yorum sizin…
Diğer maç, Barca-Oly maçı 9’daydı.
Maç başlarken dişim yeniden kötüleşti ve açıkçası maçı izlemeye çalıştım ama birşey anlamadım :S Oly genelde farkı açık tuttu. Barcelona oynamadı ve kaybetti.
Final Four’un ilk gününü evde geçirdim böylece.
- Posted 2 weeks ago
- 0 notes
- Permalink
- Turkish Airlines Euroleague
- Final Four
- Ahmet Cömert Spor Salonu
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu - İstanbul

Akşam 10 gibi Sabiha Gökçen’e indik


Bugün cumhurbaşkanı geleceği için bomba araması yapıldı. O sırada boşluktan istifade camiye gidebildim :)

Foto finish kamerası.

Son etap ;)
Gabrovski lider olarak, şampiyon olarak 48. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu tamamladı. Onu dopinge götürdüm.
Son etap beklediğimden de az yoğun geçti.
Akşam her şeyi toparladık ve ayrıldık. Tur bitti.
Benim adıma güzel bir gelişme oldu bugün. Bir iş teklifi aldım Belçikalı bir abiden. Bakalım eğer olursa güzel şeyler olacak gibi :)
- Posted 4 weeks ago
- 0 notes
- Permalink
- Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu
- İstanbul
- Gabrovski
48. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu - İzmir

Akşam Ege Palas’a yerleştik. Otel sahile yakın. Gelmişken Kordon’da biraz yürüyelim dedik. Geniş bir sahili var.

1 saate otele döndük.

Çekmeceyi açınca…

İzmir



Alandayız. Çalıştığımız yere araba parkedilmiş. Onun kaldırılmasını bekledik.

Reklamları indirdik. Damman’lar henüz bariyerleri döşemedikleri için onları bekliyoruz. Bu sırada soldaki parktaki atletizm parkurunda biraz koştuk.
1500m yi 6:40’ta geçtik. Biraz kendimizi yorduk ama olsun. :)
Toplamda yürüme+koşma 6km oldu sanırım.
Finish alanına geldiğimizde bizimkiler henüz çalışmaya başlamamışlardı. Biraz daha bekledik. Sonra her zamanki işlerimizi yaptık.
Bu arada Lozan Meydanı’ndayız. Kendimi İstanbul’da gibi hissediyorum. Geniş sokaklar, yüksek binalar…
Bugünü Iljo KEISSE kazandı. Lider yine Gabrovski oldu. Doping odasında Gabrovski’ye ”Ivaylo!” diye seslenince Keisse de baktı. İlk ismi Iljo ya o da böyle okunuyor sanırım :)
İzmir etabı’nda herkesi biraz sinirli gördüm. Sabah kahvaltıda biraz geç kalmamız bunda etkili oldu sanırım. Sabah 8 veya 9’da hareket edip alana gidiyoruz. Gidiyoruz ama Damman’lar gelmemişlerse onları bekliyoruz. Onların bizden önce gelip bariyerleri döşemeleri gerek.
Neyse bugünü de atlatıyoruz ve geriye son etap kalıyor. İstanbul’a geçiyoruz.

Yarış sonunda Torku’nun koçu bana verdiği sözü tutuyor ve takım aracından bir suluk hediye ediyor. Hemen otellerinin önünde diğer takımların bisikletlere yaptığı bakımı görüyorum.


Burdan doğruca havaalanına geçiyoruz. 21 uçağıyla İstanbul’a geçiyoruz.
- Posted 4 weeks ago
- 0 notes
- Permalink
- 48. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu
- İzmir
- Iljo KEISSE
- Gabrovski



